Mübah saymak ne demek ?

Zirve

New member
Mübah Saymak: Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Üzerine Bir Düşünme

Giriş: Toplumsal Normların Gösterdiği Sınırlar

Herkesin hayatında bir noktada “mübah saymak” kavramı ile karşılaştığına şüphe yok. Ancak, bu kavramın toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörlerle nasıl bir ilişkisi olduğu, çoğu zaman gözden kaçabilir. "Mübah saymak" basit bir davranışın onaylanması gibi algılanabilir, ancak aslında bu, daha derin sosyal yapılarla şekillenen bir düşünme biçimidir. Bugün, bu kavramı sadece İslam hukuku çerçevesinden değil, toplumsal yapılar, eşitsizlikler ve normlar açısından analiz ederek ele almak istiyorum. Bu yazı, daha önce hiç düşünmediğiniz bir bakış açısı sunabilir; çünkü hepimizin içinde, sosyal kimliklerin, toplumun bizden beklediği davranışların ve baskıların izlerini görmek mümkün.

Bu yazıyı okurken, belki de kendinizi ya da çevrenizdeki insanları yeniden düşünmek isteyeceksiniz. Toplum, hangi davranışları “mübah sayar” ve bunların arkasındaki sosyo-kültürel dinamikler nelerdir? Kadınlar, erkekler, siyahlar, beyazlar, alt sınıflar ve üst sınıflar için bu kavram ne anlam taşıyor? Gelin, bu soruları birlikte tartışalım.

Mübah Saymak: Ne Anlama Geliyor?

"Mübah" kelimesi, dinî ve felsefi literatürde serbestçe yapılabilen, ancak belirli bir zorunluluğu olmayan eylemleri tanımlar. Yani, mübah sayılan bir davranış, ne yasaklanmıştır ne de teşvik edilmiştir. Ancak bu kavram sadece bireysel anlamda değil, toplumsal düzeyde de bir takım etkilere sahiptir. Burada önemli olan, bir davranışın "mübah" sayılmasının yalnızca kişisel bir tercih meselesi olmadığı, sosyal yapılarla da doğrudan ilişkilidir.

Örneğin, toplumun genellikle kadının evde kalmasını ve bakım işlerini üstlenmesini mübah sayması, aslında toplumsal cinsiyet rollerinin bir yansımasıdır. Kadınların çalışma hayatına atılmaları, genellikle “zorunlu” hale gelmeden önce, toplumsal normlar çerçevesinde çoğu zaman “mübah” sayılmaz. Kadınların kamusal alanda yer alması gerektiği durumlar, daha sıkı normlarla şekillenirken, erkeklerin iş gücüne katılımı ise neredeyse her durumda mübah sayılır.

Toplumsal Cinsiyet ve Mübah Kavramı

Kadın ve erkeklerin sosyal yapılar içindeki rolleri, "mübah" sayılacak eylemler üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Erkekler genellikle daha geniş bir hareket alanına sahipken, kadınların toplumsal normlar tarafından sınırlandırılan davranışları daha fazla “onaylanan” ya da “teşvik edilen” bir hale gelir. Örneğin, bir erkek iş hayatında yüksek bir pozisyona gelmeyi mübah sayarken, aynı toplumda bir kadının aynı pozisyona gelmesi toplumsal ve kültürel normlar tarafından zorluklarla karşılaşabilir. Toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri, bu gibi durumlarda kadının kendini sınırlamasına, toplumun ise bu durumu normalleştirmesine yol açar.

Kadınların "mübah" sayılan davranışlarını, toplumsal normların belirlediği sınırlar çerçevesinde ele almak, yalnızca sosyal bir mesele değil, aynı zamanda psikolojik ve ekonomik boyutları da barındırır. Kadınların toplumsal normlara uyum sağlama zorunluluğu, kadınların empatik ve sosyal bir bakış açısına sahip olmalarını güçlendirir. Ancak aynı zamanda, bu sürekli sosyal onay beklentisi, kadınları daha az çözüm odaklı ve daha fazla başkalarını memnun etmeye yönelik davranışlar geliştirmeye iter. Bu da, onların hayatlarında daha fazla toplumsal baskıya maruz kalmalarına sebep olabilir.

Irk ve Sınıf Dinamikleriyle İlişkilendirilmiş Mübah Kavramı

Mübah sayılan davranışlar, yalnızca toplumsal cinsiyetle değil, aynı zamanda ırk ve sınıfla da yakından ilişkilidir. Örneğin, tarihsel olarak siyahların ve diğer etnik grupların sosyal hayatta “mübah sayılan” davranışları daha sınırlıdır. Yüksek statüye sahip bir beyaz bireyin yapabileceği pek çok şey, aynı pozisyondaki bir siyah birey için ya yasaklanmış ya da toplumsal açıdan hoş karşılanmamıştır. Siyahların kimliklerini ifade etme biçimleri, toplum tarafından daha sık denetlenen ve kısıtlanan bir alandır.

Sınıf farkları da bu durumu pekiştiren bir faktördür. Yüksek sınıfa mensup bir kişinin yaşam tarzı, genellikle toplum tarafından mübah sayılırken, alt sınıftan birinin serbestçe ve eşit şartlarda yaşaması sosyal normlar ve sistemik engeller tarafından sınırlıdır. Araştırmalar, alt sınıftan gelen bireylerin toplumsal cinsiyet ve ırk faktörlerine dayalı olarak daha sık bir şekilde “mübah sayılmayan” durumlarla karşılaştıklarını ve bu durumun, sosyal yapıların ne kadar eşitsiz olduğunu gösterdiğini ortaya koymaktadır (Bourdieu, 1984).

Kadınların ve Erkeklerin Yaklaşımları: Empati ve Çözüm Odaklılık

Kadınlar, toplumsal yapıların etkisi altında daha empatik bir bakış açısına sahipken, erkeklerin daha çok çözüm odaklı bir yaklaşım geliştirdiği gözlemlenebilir. Kadınlar, genellikle başkalarının duygusal ihtiyaçlarına duyarlı olurlar ve toplumsal normları ihlal etmeme adına mübah sayılan eylemler hakkında daha fazla sorgulama yapmazlar. Erkekler ise bu yapıları aşmayı daha çok çözüm bulma ve normları sorgulama yoluyla gerçekleştirmeye eğilimlidirler. Bu, mübah kavramının toplumsal hayatta nasıl farklı algılandığını ve uygulandığını da gözler önüne serer.

Sonuç ve Tartışma Başlatıcı Sorular

Mübah saymak, sadece bireysel bir tercih meselesi değil, toplumsal yapılarla şekillenen ve bazen bizi sınırlayan bir olgudur. Toplumların ırk, cinsiyet ve sınıf gibi faktörlere dayalı olarak belirlediği mübah sınırları, bireylerin yaşamlarını doğrudan etkiler. Peki, bizler bu sınırları nasıl daha adil hale getirebiliriz? Mübah sayılan eylemleri yeniden düşünmeye başladığınızda, hangi toplumsal normlar gözler önüne seriliyor?

Bu yazıyı okuduktan sonra, kendi toplumunuzda mübah sayılan davranışların sizce ne kadar esnek olduğunu sorguladınız mı? Farklı ırk, sınıf ve cinsiyetlerden gelen bireylerin bu konuda nasıl farklı deneyimler yaşadığını düşünüyorsunuz?