Gece hangi çapari ?

Birseren

Global Mod
Global Mod
GECE HANGİ ÇAPARİ? KARANLIKTA BALIK AVI YAPMANIN İNCELİKLERİ VE KIYIDAKİ TATLI TELAŞ

Gece balığa çıkmak, gündüz balığa çıkmaya benzemez arkadaşlar. Gündüz denize bakarsınız, deniz size bakar; arada bir martı gelir, ekmeğinizi çalar ve bütün planınızı bozar. Gece ise durum farklıdır. Ortalık karanlık, suyun üstü gizemli, oltanın ucunda belirsizlik… Bir de yanınızda sürekli “Kesin büyük bir şey vurdu!” diye bağıran ama oltasına yosun takılmış arkadaşınız varsa, işte o zaman gerçek macera başlar.

Gelelim asıl meseleye: Gece hangi çapari kullanılır? İstanbul Boğazı'nda istavrit peşinde koşanla, kıyıdan farklı türleri hedefleyen balıkçının cevabı aynı olmayabilir. Çünkü geceleri balığın davranışını yalnızca karanlık belirlemez. Su sıcaklığı, akıntı, ay ışığı, balığın bulunduğu derinlik ve yemin görünürlüğü de işin içindedir.

Bu forum başlığında meseleye hem olta çantasını bilimsel laboratuvara çeviren arkadaşların hem de “Ben denizin huyunu bilirim, yeter ki bir çay koyun!” diyen tecrübeli balıkçıların gözünden bakalım. Arada biraz gülelim ama işin tekniğini de boş geçmeyelim.

1. GECE ÇAPARİSİ SEÇERKEN İLK KURAL: HEDEF BALIK NE?

Çapari seçiminin başlangıç noktası gece olması değil, hangi balığı yakalamak istediğinizdir. İstavrit, uskumru veya kolyoz gibi sürü hâlinde gezen balıkları hedefliyorsanız, kullanılan takımın iğne boyu, beden kalınlığı, köstek uzunluğu ve tüylerinin görünürlüğü önem kazanır.

Özellikle İstanbul Boğazı'nda istavrit avına çıkanlar için küçük ve orta boy iğneli, ince köstekli ve hedef balığın ağız yapısına uygun çapariler sık kullanılan seçeneklerdir. Ancak balık irileşmişse veya akıntı kuvvetliyse takımın dayanıklılığını yeniden değerlendirmek gerekir.

Peki, gece hangi renk daha iyi sonuç verir?

Burada tek bir sihirli renk yok. Beyaz, sedefli, gümüş renkli veya hafif parlak malzemeler bazı koşullarda işe yarayabilir. Fosforlu ya da UV yansıtıcı özellikli malzemeler de denenebilir; ancak bunların her gece diğerlerinden üstün olduğunu söylemek doğru olmaz. Balığın tepkisi, suyun berraklığı ve ışık koşulları sonucu değiştirebilir.

Kısacası, çantanızda yalnızca bir renk varsa kendinizi savunmasız hissetmeyin. Ama üç farklı renk taşıyıp hangisinin ne zaman işe yaradığını not ediyorsanız, artık işin içine deneyim girmeye başlamış demektir.

2. BEYAZ TÜYLÜ ÇAPARİ Mİ, SİMLİ ÇAPARİ Mİ?

Gece avında en sık karşılaştırılan seçeneklerden biri beyaz tüylü çapari ile simli, yani ışığı yansıtan malzemeler içeren çapari arasındaki farktır.

Beyaz tüylü çapari, sade görünümü ve farklı ışık koşullarında denenebilmesi nedeniyle pek çok balıkçının çantasında bulunur. Gümüş simli modeller ise çevredeki ışığı yansıtarak balığın dikkatini çekebilir. Özellikle şehir ışıklarının denize yansıdığı bölgelerde farklı modelleri karşılaştırmak mantıklı olabilir.

Fakat burada küçük bir ayrıntı var: İnsan gözüyle güzel görünen takım, balığın gözünde mutlaka en cazip seçenek değildir. Biz oltaya bakıp “Bununla balık kesin gelir!” derken balık suyun içinde bambaşka bir menü değerlendirmesi yapıyor olabilir.

Benim yaklaşımım şu: Aynı noktada, benzer derinlikte ve mümkün olduğunca benzer zaman aralıklarında iki farklı çapariyi denemek daha anlamlıdır. Birkaç atışta sonuç alamayınca takımı hemen başarısız ilan etmek yerine yeterli sayıda deneme yapmak gerekir.

Üstelik yalnızca yakalanan balık sayısını değil, balığın boyunu, vuruşların hangi derinlikte geldiğini ve takımın dolaşıp dolaşmadığını da değerlendirin.

Çünkü iyi bir çapari, sadece balığı yakalayan değil, av sırasında size gereksiz sorun çıkarmayan takımdır.

3. FOSFORLU ÇAPARİ GECE BALIKÇILIĞININ KURTARICISI MI?

Gece balıkçılığı denince akla ilk gelen malzemelerden biri fosforlu veya ışık altında parlayan ürünlerdir. Özellikle karanlıkta görünürlüğü artırdığı düşünülen bu malzemeler, bazı balıkçılar tarafından tercih edilir.

Ancak fosforlu çapari kullanırken iki şeyi birbirinden ayırmak gerekir: Balıkçının takımı rahat görmesi ve balığın takıma daha fazla ilgi göstermesi aynı şey değildir.

Fosforlu malzemenin türü, ne kadar ışık aldığı, ne kadar süre parladığı ve sudaki görüş koşulları önemlidir. Ayrıca hedef balığın davranışı da sonucu etkiler. Dolayısıyla “Gece kesin fosforlu kullanılır!” demek ne kadar iddialıysa, “Fosforlu takım hiçbir işe yaramaz!” demek de o kadar acelecidir.

En mantıklı yöntem, fosforlu modeli normal beyaz veya simli bir modelle karşılaştırmaktır. Özellikle aynı merada farklı gecelerde deneme yaparsanız daha anlamlı sonuçlar elde edebilirsiniz.

Bir de şu var: Takımın kendisi kadar sunuluş biçimi de önemlidir. Çok hızlı çekilen bir çapari, balığın bulunduğu derinliğin üzerinde dolaşan bir takım veya akıntıda kontrol edilemeyen bir beden, en gösterişli tüylerden bile verim alamamanıza neden olabilir.

Yani çaparinin ışıldaması güzel, ama balıkçının da biraz düşünmesi gerekiyor.

4. BOĞAZ'DA GECE İSTAVRİT AVI: DERİNLİK VE AKINTI HESABI

İstanbul Boğazı'nda gece istavrit avına çıkanlar bilir: Bazen balık vardır ama sizin takımınızın geçtiği yerde değildir. Bazen de akıntı öyle bir çalışır ki çapariyi suya bırakırken kendinizi olta balıkçısından çok deniz trafiği kontrol görevlisi gibi hissedersiniz.

Bu nedenle gece çapari seçiminde iğne ve tüy kadar takımın ağırlığı, beden düzeni ve av yapılan yerin akıntısı da değerlendirilmelidir.

Akıntının kuvvetli olduğu bölgelerde takımın kontrolünü sağlayacak uygun bir kurşun kullanmak gerekebilir. Ancak gereğinden ağır kurşun tercih etmek de her durumda doğru değildir. Takımın hareketi, hedef balığın bulunduğu katman ve güvenli kullanım birlikte düşünülmelidir.

Balığın hangi derinlikte olduğunu anlamanın en pratik yollarından biri kontrollü denemeler yapmaktır. Takımı farklı derinliklerde çalıştırıp vuruşların hangi seviyede yoğunlaştığını not edebilirsiniz.

Örneğin ilk denemede balık alamadınız diye hemen kıyı değiştirmek yerine derinliği değiştirmek bazen daha mantıklıdır. Elbette bunun her zaman sonuç vereceği söylenemez; ancak rastgele hareket etmekten daha sistemli bir yöntemdir.

Bir arkadaşınız “Balık yok burada!” dediğinde diğerinin “Bir dakika, biraz daha aşağı deneyelim.” demesi tam da bu noktada işe yarar.

Tabii üçüncü arkadaşın elindeki çay soğumuşsa bütün bilimsel çalışma yarıda kalabilir.

5. ERKEKLER STRATEJİ KURUYOR, KADINLAR BALIKLA SOHBET Mİ EDİYOR? HİÇ DE DEĞİL!

Balıkçılık sohbetlerinde bazen erkeklerin daha teknik ve çözüm odaklı, kadınların ise daha sabırlı ve iletişim odaklı olduğu yönünde genellemeler yapılır. Oysa kıyıda birkaç saat geçirince bu kalıpların ne kadar kolay dağıldığını görmek mümkündür.

Mesela Murat, oltasına uygun kurşunu hesaplamak için telefonundaki notları açar. Akıntıyı, derinliği ve takımın ağırlığını değerlendirir. Sonra da aynı noktada hiçbir değişiklik yapmadan yarım saat boyunca balık bekler.

Yanındaki Derya ise ilk on dakikada suyun hareketini izler, diğer balıkçıların hangi derinlikte avlandığını sorar ve kıyıdaki ışıkların suya nasıl yansıdığını fark eder. Ardından Murat'a, “Sen hep aynı noktaya atıyorsun ama yan tarafta üç kişi arka arkaya balık aldı. Bir de orayı deneyelim mi?” der.

Murat hesaplarını yeniden gözden geçirir. Birlikte yer değiştirirler ve sonuç almaya başlarlar.

Burada kazanan erkek ya da kadın değildir. Kazanan, farklı gözlemleri bir araya getirebilen ekip anlayışıdır.

Üstelik roller kolayca tersine dönebilir. Teknik ayrıntılara meraklı bir kadın balıkçı, köstek uzunluğunu milimetrik olarak ayarlarken erkek arkadaşı kıyıdaki diğer insanlarla sohbet ederek hangi takımın kullanıldığını öğrenebilir. Başka bir ekipte ise yılların deneyimine sahip bir kadın, herkesin gözden kaçırdığı akıntı değişimini fark ederken genç bir erkek ilk balığını yakalamak için heyecanla bekleyebilir.

Balıkçılıkta cinsiyetten çok merak, gözlem, deneyim ve öğrenmeye açıklık önemlidir.

Üstelik gece avında ekip içi iletişim yalnızca balık tutmayı kolaylaştırmaz. Takımların karışmasını önlemek, kıyıda güvenli hareket etmek ve ihtiyaç duyulduğunda birbirine yardım etmek de en az doğru çapariyi seçmek kadar değerlidir.

Sizce iyi balıkçı, en çok balığı yakalayan kişi midir, yoksa yanındaki insanlara da bir şeyler öğretebilen kişi mi?

6. GECE ÇAPARİSİNDE EN ÇOK YAPILAN HATALAR

Gece balıkçılığında bazı hatalar o kadar yaygındır ki insan bir süre sonra bunların yazılı olmayan bir gelenek olduğunu düşünmeye başlar.
 
Üst